Supergirl ve Vieršnica: Belarus'taki devrim ve cinsiyet eşitliği sembolleri

Belarus'ta Supergirl bir polis kordonu karşısında duruyor, kenardaki metindeyse bütün Belarus vatandaşlarına yardım sağlama ve kötülük karşısında umudu koruma çağrısında bulunuluyor. Warren Louw‘a ait görsel baz alınarak bu parodi fotoğrafı Capitaine Bielorussie tarafından hazırlandı. İzin alınarak kullanıldı.

Kolektif kahramanlık gösteren gerçek insanların fotoğraflarının yanında, Belarus'taki protestoyu destekleyen dijital sanatçılar kadın gücünü sembolize eden ve uluslararası kültürde yer edinmiş ikonik sembolleri Belarus'un tarihi mirasının görselleriyle birleştiriyor.

Protestonun ilk günlerinden beri kadınlar en ön safta yer alıyor, sokaklardaki protestolarda veya muhalefet hareketinin liderleri olarak. Bu yüzden, başkalarıyla beraber, sanatçı Daria Sazanovich şuanki Belarus protesto hareketini “bir kadının yüzüne sahip devrim” olarak tanımlıyor.

Belarus protestoları estetik olarak çekici ve kavramsallaştırılmış. İnsanlar beyaz-kırmızı-beyaz giyiyor (Belarus tarihine hitap eden geleneksel renkler). Beyaz renk özellikle kalabalığı domine ediyor (polis ise siyah). Ve özellikle güçlü kadınlar bu protestoyu şaşırtıcı kılıyor. pic.twitter.com/DgoYjH2iEl

Belarus'taki protestolar süresince hazırlanmış çeşitli sanatsal çalışmalar, fotoğraflar ve diğer sanatsal biçimlerin yanında bir süperkahraman olan Supergirl‘ün düzenlenmiş resimleri de bulunuyor. İlk defa Ağustos'taki protesto çağrılarında kullanıldı.

Bu haftasonu Belarus protestoları şu şekilde:
👉Cumartesi: Kadınlar Yürüyüşü, 16:00, Pieramohi Meydanı'nda başlangıç
👉Pazar: Barış ve Egemenlik için Yürüyüş, 14:00, Independence Meydanı
Sıkı önlemlerin alınması ve tutuklanmaların gerçekleşmesi mümkün.
Gazeteciler için: Çok dikkatli olun.

Bu resmi kullanmaya başlayan sanatçı, Capitaine Bielorussie takma adıyla biliniyor ve Amerikan çizgi roman sanatçısı Bob Oskner'dan esinlenmiş. Global Voices, güvenlik açısından anonim kalmak isteyen Capitaine Bielorussie ile çizgi roman ve karakterin ardındaki fikir hakkında konuştu:

The idea of Captain Belarus was born from both my interest in comic art and my desire to create a symbol of our revolution, a 100 percent positive character who represents the whole Belarusian nation, as heroic, fair and brave as it is — and its struggle against the cruel dictator.

There are several reasons for choosing Supergirl. First, and most important is that she is a girl. This revolution indeed has a woman's face — its  flame was sparked by women and is now supported by women across the country.

The second reason is that Supergirl is a well-known superhero whose face is already associated with noble goals and heroic deeds. I also thought about using Captain Marvel but she doesn't seem as popular as Supergirl in the region. 

I think I even saw a similar image of a Supergirl wearing our flag's colors on one of the posters used by protester, which proves that I'm not the only one who thinks this way. Plus — and that is the last reason I can think of – Supergirl's costume is easier to transform into Captain Belarus’. And she wears a cape. Everybody loves superheroes with capes.

Supergirl'ün OMON üyelerini (protestoculara karşı zalim müdahelerle tanınan özel polis birimi) taşıdığı meme, metinde “Çöpü dışarı çıkarmak zamanı geldi!” yazıyor. Parodi fotoğrafı Capitaine Bielorussie tarafından, Derrick Chew'un DC Comics'teki çiziminden hazırlandı. İzin alınarak kullanıldı.

Kaptan Belarus fikri çizgi romanlara duyduğum ilgiden ve şuanki devrimimizi yansıtan bir sembol oluşturmak istememden kaynaklandı, yüzde yüz pozitif, Belarus'u temsil eden, adil ve cesur bir kahraman- ve bu kahramanın zalim diktatörle olan mücadelesi.

Supergirl'ü seçmemin birçok sebebi var. İlki, ve en önemlisi, bir kız olması. Devrimin yüzü gerçekten de bir kadının yüzü- devrimi alevlendiren kadınlardı ve bütün kadınlar tarafından ülke çapında destekleniyor.

İkinci sebep ise Supergirl'ün zaten asil hedeflerle ve kahramanlıklarla tanınan bir karakter olması. Captain Marvel‘ı da kullanmayı düşündüm ama bu bölgede Supergirl kadar tanınmıyordu.

Sanıyorum bir defasında protestoculardan birinin posterinde Supergirl'ün bayrağımızın renklerini giydiği benzer bir resim de görmüştüm, bu da demek oluyor ki böyle düşünen sadece ben değilim. Ayrıca -ve bu düşünebildiğim son sebep- Supergirl'ün kostümünü Captain Belarus'unkine çevirmek daha kolay. Bir de pelerini var. Herkes pelerini olan süper kahramanları sever.

Amerikan sanatçı Jamal Yaseem Igle bir çizim uzmanı, mürekkep sanatçısı ve DC ve Marvel çizgi romanlarını renklendiren bir sanatçı olarak uluslararası bir repütasyona sahip, bunlara Supergirl'ün eleştirmenlerce beğenilen ve hayranların favorileri olan Supergirl sayıları da dahil.

Global Voices'la yaptığı online konuşmada Igle karakterin nasıl bu kadar büyük çapta herkese hitap edebildiğinden söz etti:

The idea of a superhero character is partially based in the power fantasy dynamic. Superheroes allow us to go beyond our own imaginary limitations. We live, we die, we breath with them.

Supergirl was initially created during the teen sidekick heyday of the 1950's (in Action Comics #252), and for a while in the comics her presence was kept secret from “the outside world” acting as Superman's “secret weapon”. During the first few years of inception, she garnered her own fanbase. She became a central point in the book “The Feminine Mystique” by Betty Friedan and sparked even more discussions about women's independence. So much so that she finally was “revealed” to the DC Comics universe, nearly 3 years later (Action Comics #285 in February 1962).

Supergirl, from her first appearance became a bit of a cultural icon for young women at the time and continues to be so. During the 1960's and 70's, she like Wonder Woman began to embody the Independent Woman and the embrace of the Equal Rights Amendment movement. Supergirl continued to become more and more an individual voice, rather than an appendage of Superman and his comic book mission. She began to represent a sense of agency that young female comics fans could embrace as well.

These things are important. Especially now with so much international strife as well as local strife. Capitaine Biélorussie, taking it's obvious inspiration form the spirit of Supergirl and superheroes in general, shows the global reach of the character. It also shows a need for heroes in these challenging times as Belarus contends with a contested election, and a strongman who wants to stifle the voice of the people.

Artist Jamal Yaseem Igle, a Supergirl expert. Courtesy photo, used with his permission.

Süperkahramanların ortaya çıkışı kısmen güç fantezisi dinamiğiyle alakalı. Süperkahramanlar kendi hayal dünyamızın sınırından çıkmamızı sağlıyor. Onlarla yaşıyor, onlarla ölüyor, onlarda nefes alıyoruz.

Supergirl'ün ilk yaratılışı Superman'e destek olan, dışarıdan bilinmeyen ve “gizli bir silah” olarak geçen, geri planda hiç gösterilmeyen genç bir kahraman olaraktı (Action Comics #252). Çıktığı ilk yıllarda kendine ait bir hayran grubu oluştu. Betty Friedan'ın “The Feminine Mystique” (Türkçe: Feminen Gizem) kitabında başroldü ve kadınların özgürlüğü konusunda daha fazla tartışmanın çıkmasını sağladı. DC Comics evreninde 3 yıl sonra tamamen ortaya çıkarıldı. (Şubat 1962, Action Comics #285)

Supergirl ilk çıktığı andan itibaren o dönemdeki genç kadınların kültürel sembolü haline geldi ve öyle olmaya devam ediyor. 1960'larda ve 70'lerde Wonder Woman gibi kadın hakları sembolü ve “Equal Rights Amendment” (Türkçe: Eşit Haklar Tasarısı) hareketinin yüzü oldu. Zamanla Superman'in ve onun çizgi romandaki maceralarının bir unsuru olmak yerine kendi karakterine ve sesine sahip oldu. Çizgi roman okuyan genç kadınları da temsil etti ve onu benimsemelerini sağladı.

Bunlar önemli. Özellikle de şuanki uluslararası ve yerel mücadeleler sırasında. Capitaine Bielorussie Supergirl'ün ruhundan ve genel olarak süperkahramanlardan esinlenerek bu karakterin ne kadar da uluslararası bir hitap gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda Belarus'taki itiraz edilmiş seçim sonrasında ve halkın sesini bastırmak isteyen bir adam karşısında kahramanların ne kadar gerekli olduğunu.

Supergirl protestocular tarafından kullanılan tek kadın figürü değil. Vieršnica, Pahonia veya Pogonia olarak bilinen tarihsel armanın kadın versiyonu, orijinaldeki beyaz ata binmiş şövalye uzun saçlı bir kadınla değiştirilmiş. 2015'te Ales Plotka ve Julia Halavina tarafından tasarlandı ve popüler isteğin üzerine yazıcıdan çıkarılmaya hazır, yüksek kaliteli versiyonunu bedavaya yayımladılar.

Nasa Niva dergisinin 2015'te Viersnica'nın ilk defa gösterildiği kapağı.

Şuan Prague'da bulunan, Belaruslu şarkıcı ve sivil aktivist Plotka görselin arkasındaki tarihi Global Voices'a açıkladı:

The image appeared as a cover of my first poetry book “Baisan” and caused a scandal in 2015. A painter who pretended to be a co-author of the coat of arms standard, introduced in 1991, threatened to start a court case against me and Julia Halavina as Vieršnica authors, as well as against other artists, for “desacralizing the sacred.”

It turned into a real Brazilian soap opera: In the finale the sister of a real standard author Jauhien Kulik spoke after years of silence to describe the story of stolen co-authorship and blessed the future life of the feminized symbol. That was a crucial moment for me personally in this story. The symbol was used for the first time at a traditional spring protest march in March 2016, but needed some time to be widely recognized.

Görsel ilk olarak benim şiir kitabım “Baisan”ın kapağında kullanıldı ve 2015 yılında bir skandala sebep oldu. 1991'de hazırlanmış armanın ikinci tasarımcısı olduğunu iddia eden bir ressam bana ve Julia Halavania'yla beraber diğer Viersnica tasarımcılarına “kutsala saygısızlık“tan dava açacağı tehdidinde bulundu.

Olay, bir Brezilya pembe dizisine dönüştü: gerçek arma tasarımcısının kız kardeşi Jauhien Kulik yıllar sonra sessizliğini bozdu ve emek hırsızlığının hikayesini anlatıp feminenleştirilmiş versiyonun geleceğini kutsadı. Bu benim için hikayedeki kişisel bir andı. Sembol ilk defa Mart 2016'da, geleneksel bahar protesto yürüyüşlerinde kullanıldı ama daha yaygın tanınması için biraz daha zaman gerekti.

Plotka kadınların Belarus'ta süregelen protestolarda neden bu kadar ön planda bulunduklarını da açıkladı:

The female triumvirate of the 2020 movement has weakened Lukashenka’s rhetoric against his rivals. His traditional alpha-male style of blaming his opponents with vitriolic attacks no longer worked, so he switched to messages of stability and lurking omnipresent external enemies that allegedly kept Belarus from achieving that promised stability. The trio has shown they agree quickly and give messages fast, which is what helped them gain respect of the people who have grown tired of years of ineffective round tables discussions. Our political rules changed and that had nothing to do with gender  - but with the quality of communications they introduced.

You see, revolution is a temporarily thing, and calling it just “female” is tricky. I would say Belarus is a country with a female face. A country where humanitarian values are the core, and in times of changes, a non-violent transfer of power is goal number one. As long as men adopt and support women and vice versa, it can be achieved. The speed of change in the wider region shows one thing clearly: each scenario is unique and everything is possible.

2020 hareketinin üç kadınlı muhalefeti Lukashenka'nın rakiplerine karşı kullandığı retoriği zayıflattı. Geleneksel, alfa-erkek duruşuyla rakiplerini iğneleyici sözlerle suçlama taktiği artık işe yaramıyordu, bu yüzden istikrardan söz etti, ve bu istikrarı engelleyen, her zaman bu istikrara ulaşılmasını engellemek isteyen dış güçlerden. Üçlü ise çabucak karar alabildiklerini ve mesajlarını hızlıca aktarabildiklerini gösterdiler, bu yüzden yıllardır oval masalar etrafındaki başarısız tartışmalardan yılmış insanların saygısını kazandılar. Politikadaki kurallarımız değişti, ama bunun cinsiyetle alakası yok- sadece kullandıkları iletişimin gücüyle alakalı.

Aslında, devrim geçici bir şey, bunu “kadın” olarak tanımlamak aldatıcı. Ben Belarus'un kadın yüzüne sahip bir ülke olduğunu söyleyebilirim. İnsancıl değerlerin merkezde olduğu ve değişim zamanlarında barışçıl güç aktarımlarının birinci kural olduğu bir ülke. Erkekler kadınları desteklediği ve aynı şey karşılıklı olduğu sürece bu başarılabilir. Bu bölgedeki değişimin hızı bir noktayı çok net gösteriyor: her senaryo farklı ve her şey mümkün.

Sohbet başlatın

Yazarlar, lütfen giriş »

Kılavuz

  • Tüm yorumlar onaydan geçirilir. Yorumunuzu birden fazla göndermeyin, yoksa reklam olarak işaretlenebilir.
  • Lütfen diğerlerine saygı gösterin. Nefret, küfür ve kişisel saldırı içeren yorumlar onaylanmayacaktır.